08 Aralık 2016 Perşembe

Gazi Unvanı Alamayan TSK Personelinin Durumları TBMM'de Konuşuldu!

Terör örgütleriyle girilen çatışmalarda yaralanmalarına rağmen TSK’nın ilgili yönetmelikleri sebebiyle gazi unvanı alamayanların durumları TBMM’de gündeme gelmiştir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde icra edilen İç Güvenlik Operasyonlarında yaralanıp ta gazi unvanı alamayanların sorunları TBMM’de konuşuldu.

16 Kasım 2016 Çarşamba 10:43
Bu haber 1932 kez okundu
Gazi Unvanı Alamayan TSK Personelinin Durumları TBMM'de Konuşuldu!

Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet ve arkadaşları tarafından, "Terör örgütleriyle girilen çatışmalarda yaralanmalarına rağmen Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilgili yönetmelikleri sebebiyle gazi unvanı alamayan vatandaşlarımızın durumlarının araştırılarak, alınması gereken önlemlerin belirlenmesi" amacıyla 21/10/2016 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığına verilmiş olan Meclis Araştırma Önergesi'nin (832 sıra no.lu), Genel Kurulun bilgisine sunulmak üzere bekleyen diğer önergelerin önüne alınarak, 15/11/2016 Salı günlü birleşimde sunuşlarda okunması ve görüşmelerinin aynı tarihli birleşiminde yapılması önerilmiş olup Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet TBMM’de konuyu aşağıdaki şekilde dile getirmiştir.

Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; Genel Kurulu öncelikle saygıyla selamlıyorum. Peygamber ocağı olarak bildiğimiz asker ocağında terör örgütlerine karşı verilen mücadelede terörist silahlarıyla yaralanmış ancak yönetmeliklerden dolayı resmiyette gazi sayılmayan, görmezden gelinen ve sahipsiz bırakılan vatan evlatları… Bugün, bu insanlarımızı konuşacağız, bu Genel Kurulda. Kimisinin parmakları eksik, kimisi vücudundaki şarapnel parçalarıyla hayat mücadelesi vermeye devam ediyor. Çatışmada şehit düşen arkadaşının yasını tutuyor kalbinde ve aynı kalpte terörist mermisiyle yaşamaya devam ediyor. Kalbindeki bu kurşun alınırsa ya felç olacak ya da masada kalacak ama yine de gazi sayılmıyor. Yanlarında patlayan füze ve bombaların darmadağın ettiği vücutlarında kalıcı hasarlar oluşmuş durumda ama gazi sayılmıyor. Terör örgütü PKK'yla burun buruna olan mücadelelerinde silah arkadaşları, hain mermiler ve bombalar sonucu şehit olurken aynı mermilerin isabet ettiği askerler ne yazık ki gazi sayılmıyor. Bu askerlerimiz, bizler daha güvende olalım, diye terör örgütünün peşinde dağ tepe dolaşıyor, sırtında onlarca kilo ağırlıkla "Acaba teröristin kurşunu ne yönden gelecek?" korkusunu bir an olsun bile içinden atamadan dağlarda geziyor, nöbet tutuyor, vatanı koruyor ama gazi olamıyor. Onun ötesinde işsizlik sorunları yaşıyor, iletişim sorunları yaşıyor, psikolojik bunalım, travma sonrası stres gibi daha nice birçok sorun yaşıyor ama ne var ki bu vatan evlatlarımıza bırakın sonuna kadar hak ettikleri gazilik maaşını, gazilik onurları bile verilmiyor. Peki neden? Türk Silahlı Kuvvetlerinin Sağlık Yönetmeliği'ne uyamadıkları için, uzuv kayıplarını yönetmeliğe uyduramadıkları için bir türlü gazi sayılmıyorlar. Ne istiyor yönetmelik? Yüzde 40 uzuv kaybı. Yani diyor ki yönetmelik bir parmağını kaybedene: "Hayır yetmez, 3 parmağını da kaybetmeliydin." Yüzde 95 görme kaybı olana "Tamamen kör olmalıydın." diyor. Oysa Anayasa'mız ne diyor? "Devlet, harp ve vazife şehitlerinin dul ve yetimleriyle, malul ve gazileri korur ve toplumda kendilerine yaraşır bir hayat seviyesi sağlar." şeklinde açıklamalarda bulunmuştur.

    Yorumlar

Ülkemizin Yönetim Şekli Nasıl Olmalıdır?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV