04 Aralık 2016 Pazar

Bakan ÇELİK; Maden Kazalarıyla İlgili Çok Önemli Açıklamalarda Bulundu!

14 Kasım 2014 günü canlı yayında soruları yanıtlayan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk ÇELİK; son günlerde ülkemizde meydana gelen maden kazaları ile ilgili olarak Soma ve Ermenek’te meydana gelen kazaların eski ocakların kullanımından kaynaklanan sorunlardan kaynaklandığını, iş güvenliği uzmanlarının eski ocakları denetlemek gibi bir görevi olmadığını, bütün suçun işverende olduğunu açıkladı.

01 Ocak 2016 Cuma 12:27
Bu haber 663 kez okundu
Bakan ÇELİK; Maden Kazalarıyla İlgili Çok Önemli Açıklamalarda Bulundu!
 Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk ÇELİK’in yaptığı açıklamalarda;
TBMM araştırma komisyonunun Soma’da meydana gelen maden kazasının ardından yaptığı açıklamada Maden Bakanlığının kurulması yönündeki açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?
Yani bu takdir siyasi olarak olabilir. Madencilik Bakanlığı sadece kömürden ibaret değil çok yaygın bir alan benim o alana girip bir şey söylemem doğru olmaz. Fakat madenciliğimizde yapısal ciddi sorunlar olduğunu hepimiz biliyoruz görüyoruz. Ya mevcut düzenlemelerle çeki düzen vermek zorundayız veya müstakil hale getirip kendisinin ruhsatlandırdığı kendisinin işletme ruhsatı verdiği, kendisinin rezerv tespiti yaptığı bir alanın denetimini de kendisi alarak denetimin kendi bünyesinde merkezden yürütülmesi şeklinde olabilir ancak bu konuyla ilgili gerek Bakan arkadaşlarımız gerek ekonomi yönetimi gerekse sayın Başbakanımızın olaya bakışını önem arz etmektedir.
Ermenek’te ki müfettiş raporları elinize ulaştı mı? Kazanın net nedeni şu ana kadar belli oldu mu?
Denetimler müfettişler tarafından sürekli yapılmaktadır. Ermenekte de denetimler ve teftişler sürekli olarak yapılmış ve sekiz eksik bildirilmiş cezayı müeyyideler uygulanmış bunun giderilmesi konusunda da kendilerine ikazda bulunulmuştur. Yani gitmiş demiş ki ileriye doğru sondaj yapman gerekiyor gaz ihtimaline karşılık diye işverene net bir şekilde iletilmiş. İşverenin yapması gereken ne tespit edilen eksikliklerin yerine getirilmesi konusundaki sorumluluğunu yerine getirmesi gerekiyor. Sorumlu davranmak zorunda böyle bir sorumsuzluk olabilir mi?
Şimdi oradaki net tablo açık Enerji Bakanımız da açıkladı, oradaki C. Başsavcımız da açıkladı çalışan ocak ve ona yakın daha önce imalatların gerçekleştiği terk edilmiş alanda biriken suyun çalışılan ocağın eski imalatlara çok yaklaşmasından adeta altının oyulmasından kaynaklanan yoğun bir su boşalması. Peki Soma’da nedir? Soma’da da yine terk edilmiş ocaktan veya çalışma yapılmayan eski imalatlardan gelen gaz sızıntısının gelerek bütün tahkimatları yakması ve daha sonra karbonmonoksit vasıtasıyla bütün madenci arkadaşlarımızın zehirlenmesi ile meydana gelmiştir. Çok net o halde yapısal sorunlardan çok seri olarak arınmamız gerekiyor. Yoksa müfettişin terk edilmiş ocakları teftiş etme yetkisi yok müfettişin çalışılmayan yerlerle ilgili bir sorumluluğu yok proje dahilinde olmayan alanlarla ilgili bir sorumluluğu yok müfettişin kusuru varsa eyvallah yani yapılması gereken neyse o cezalandırma yapılır. Ancak yapısal sorunlarla karşı karşıyaysanız, teknoloji sorunuyla karşı karşıyaysanız imalatlarla ilgili projelendirmelerle ilgili mesela Ermenek’te kimdir orada sen 100 metre bu imalata yaklaşmayacaksın denilmeli ve oraya yaklaşmamalı, eğer o vatandaş sizin buna oraya yaklaşmamanızı söylemenize rağmen oraya yaklaşmışsa böyle bir işveren olabilir mi Allah aşkına yahu. Böyle bir işvereni düşünmek bile insanları bile bile ölüme götüren bir çalışma anlaşışını kabullenmek mümkün değil.
Ermenek’te ki dört madenin sahiplerinin gizli bir sözleşme yaptıklarını ve bir madenden çıkartılan bir işçinin diğerinde iş bulamıyor? Bununla ilgili olarak ne yapıldı?
Bununla ilgili soruşturma devam ediyor. Tabii şu anda Edirne ile ilgili de çok önemli bir durum var. Durdurulan bir yerde bu yaralanan üç kişi var ya şu anda onlar durdurulduktan sonra işe alınanlar yani çalışmaya Haziran ayından sonra işe başlamışlar. Çok vahim bir durum. Bunların tümü çalışılmaması gerektiği dönemdeki kayıt dışı üretimden tutunuz da tüm çalışma sistemi müfettişlerimiz tarafından belirlenecek ve maddi olarak müeyyideler en ağır şekilde uygulanacak.
Aynı şekilde Ermenek’te de durum bu şekilde emeğin orada çok ciddi bir sömürüyle karşı karşıya kaldığını işçilerimizden dinledik. Ne yapıyorlar anlaşma yapmışlar, orada dört tane ocak var bu vatandaşlarımızın başka bir yerde çalışma şansı yok dolayısıyla vatandaş sendikalı olursa suç yani böyle garip bir uygulama, şikayet ederse suç, kımıldarsa suç yahu hangi devirde yaşıyoruz. Sonrada asgari ücretin iki katı kadar bir ücret alacaklarmış vay efendim biz burasını 1,5 aydır kapatıyoruz diyorlar. Yahu böyle bir işveren anlayışı olabilir mi? Böyle bir mali müeyyide geldi kendisine gelen bu yük eğer kaldıramayacağı bir şekilde tabiki hükümetin görevi devletin görevi ilgili bakanlıkların görevi bunu Meclis’e taşıyıp gidermek bizim görevimiz. İşçinin olumsuz şartlarını düzeltirken işveren de olumsuz şartlarla karşı karşıya ise onu da düzeltmek bizim görevimiz. Siz ne yapıyorsunuz çıkan yasaya karşı diyorsunuz ki ben isyan ediyorum. Takmıyorum ben Meclisin çıkardığı yasayı takmıyorum diyen böyle bir mantık böyle bir anlayış maalesef az sayıda da olsa bazı işverenlerimizde var ve bunlar tümden sistemi lekeleyen yaklaşımlardır.
Geçenlerde sayın Başbakanla açıkladığınız pakette işverene bir çok sorumluluk geliyor. Mesela her maden işçisinin bir hayat sigortası olacak ekstra güvenlik önlemleri gelecek. Torba Kanunla yapılan bir takım düzenlemelerin ardından işverenler tabiri caizse ayaklandılar fazla maliyet geliyor diyerek ya işçi çıkarttılar ya da madenleri kapattılar e şimdi bu çıkarılan yasalara bu kadar ayaklananlar alınacak bu tedbirlerle ne yapacaklar?
Şimdi bu geçiş dönemi. Ülkemizde bir sosyal güvenlik sistemi var bu sosyal güvenliğin çalışanlarımız açısından kazanımları var bu bir ama hayat sigortası konusunda maliyet durumu ve oluşturacağı tablo şu anda değerlendiriliyor kademeli olarak buna geçilmesini özellikle kaza risklerini karşılaması açısından önemli olduğu kanaati içindeyiz. Bundan dolayı böyle bir kademeli geçiş olacak. Diyelim ki önce beş ilde iki ilde uygulamalarını görüp akabinde yaygınlaştırmayı düşünüyoruz. İşverenler burada tekrar ediyorum ürettikleri bir şey var bu ürettikleri şeyin maliyeti var yansımaları ya o maliyete yansıyacak ya da teşviklerimiz yapılacak veya sözleşme varsa o sözleşmede ki maddeler kamu tarafından yerine getirilecek. Bunlar masa başında çözülebilecek işler, isyanı gerektirmez ki , siz kendinizi Meclisin yerine koyamazsınız ki, yürütmenin yerine koyamazsınız ki, sizin göreviniz çizilen çerçevede çalışmalarınızı sürdürmek. Eğer onu sürdüremiyorsanız işinize gelmiyorsa çok kar etmek istiyor da az kar ediyorsanız bırakırsınız. İlla ki o sektörde bulunmanız gerekmiyor yani.
Zaten bir İş Sağlığı ve Güvenliği yasası vardı şimdi de bu paket geldi. O tam olarak uygulanamadığı için mi yoksa eksik olduğu için mi böyle bir yasa geldi?
Bizim 2012 yılında çıkardığımız yasa gerçekten Avrupa Birliği normlarına uygun. Avrupa’da kömür madenciliği nasıl yapılıyor biliyoruz. Ağırlıklı olarak Avrupa ülkelerinin kömür madeni üretiminden vazgeçtiklerini görüyoruz. Ama üretenlerin teknolojiyi nasıl kullandıklarını da biliyoruz. Avrupa’da insan ölümü meselesi kaza olarak değerlendiriliyor , kaza varsa ölümden bahsediliyor şimdi bizim de yapmamız gereken o sisteme mutlak suretle intibak etmektir. Aksi takdirde bunun çözülebilirliğinin olmayacağını ifade ediyorum. Daha önceki yasa Avrupa normlarında bir yasa fakat bizim bazı işverenlerimiz bunu hak etmiyor. Bu yasa biraz daha cıvataları sıkıyor. Diyor ki arkadaş 5 bin lira mı ceza ödüyorsun şimdi 20-50 bin lira arası ceza ödeyeceksin diyoruz.

    Yorumlar

Ülkemizin Yönetim Şekli Nasıl Olmalıdır?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:
SPOR TOTO SÜPER LİG
Tür seçiniz:
SENDE YAZ
Ziyaretçi Defteri
Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

Ziyaretçi Defteri
ARŞİV